Yanında başkaları bulunmayan
"Arka koltuklardan birinde, bir oğlan çocukla oturan başında eşarplı kadın -oğlanın annesi- onların hemen önünde de yine başı eşarplı yalnız bir kadın."
(ya'lnız) ► tek başına
"İki refik, sevgili arkadaşlarını yalnız bırakmak istemediler."
(ya'lnız) Sadece
"Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."
► yalnızca
“Ama, fakat” anlamlarında bir söz
"Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."
Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi
Paylaş
QR KODU OKUT