Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
Yağ oluşmak
"Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var."
Yağdan kirlenmek
"Saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş..."
Yağ sürünmek
"Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı."
Paylaş
QR KODU OKUT