Yükseğe çıkmak
"Derenin sağ tarafında yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti."
Fiyat, ücret vb. artmak; çıkmak
► çoğalmak
"Yerli oyunların çeviri oyunlara oranı değişti ve yükseldi."
Aşaması artmak
Ünvan, rütbe, derece vb. ilerlemek
Güçlenmek, şiddetlenmek
"Sağdan soldan nargile gurultularının yükseldiği işitiliyordu."
Yüce duruma gelmek, yücelmek
"Benim gözümde bu davranışıyla yükseldi."
Futbolda karşı takım oyuncularından önce topa sahip olabilmek amacıyla ayaklarını kullanarak hızla yukarıya sıçramak
Paylaş
QR KODU OKUT