Aklında kalmamak, hatırlamamak, aklından çıkmak
"Biz şimdi Evliya'nın hayalhanesinden aktardığı tatları unutmadan gerçeklere dönelim."
Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
"Üst katta oturanlar da bu kapıdan işler ve anahtarlarını evde unutup da gecenin ikisinde döndüler mi Birsel'in camını yumruklayıp onu uyandırmaktan çekinmezler."
Bir şeyi yapamaz duruma gelmek
"Onu da bilirdim eskiden memleketteyken amma sonradan unuttum."
Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
"İçinde kabaran sevinçten vücudunun berelerini unutarak uyudu."
Hatırdan, gönülden çıkarmak
"İyiliğini de ölünceye kadar unutmam."
Üzücü bir şeyin etkisinden kurtulmak
Paylaş
QR KODU OKUT