Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
"Ankara’nın hususi postasını gün aşırı bir kurye deri çanta içinde Sebilürreşad idarehanesine getirip bırakıyordu."
Genellikle bu emanetleri götüren taşıt
"Eşyalarımı ilk posta ile bir denk yapıp İstanbul’a gönderdim."
Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer
"Yazısı silinmiş, kâğıdı sarı / Mektubumu geri getirdi / Dünya postaları"
Takım, kol
"Rus jandarma yüzbaşısı böyle dedikten sonra ikişer ikişer üç posta yaptı."
Haberci, ulak
"Sağa sola postalar çıkarıldı."
Kez, defa, sefer
"Bu araba bütün eşyayı dört postada taşır."
► vardiya
Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü
Hizmet nöbetinde bulunan er
"Posta, şu zarfı komutana götür."
Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılan yolculuk
"Karadeniz postası. Avrupa postası."
Paylaş
QR KODU OKUT