Kesilmiş olan
"Biri saçları kesik, gözleri ayrık, dişleri dökük fakat çok dinç ve güzel bir nineydi."
Kesilerek bozulmuş olan (süt)
"Kesik süt."
► kısa
► çökelek
Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı; kupür
"İçinde bir gazete kesiği var."
Kesilmiş olan yer
"Parmağındaki kesikler."
► aralıklı
"Derinlerden gelen kesik düdük sesleri arasında, evimin ve çocuklarımın çığlığını yakalamak için bir hayli uğraştım."
Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu)
Parası olmayan
Tutkun, hayran olan
Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek
Paylaş
QR KODU OKUT