← Geri Dön
15 ANLAM

kaynamak

01

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak

"Su, 100 °C'de kaynar."

02

Yiyecek, içecek fokurdayacak derecedeki suda pişmek, haşlanmak

"Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu."

03

Yerden çıkmak

04

Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak

05

Yara kapanmak, iyileşmek

06

Mayalı bir şey kabarıp köpürmek

"Şıra kaynamış."

07

Mide ekşimek

08

Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak

"Deniz kaynıyor."

09

Çok miktarda bulunmak

"Gölün kuzey kıyısında iki mil kadar yürüdükten sonra suda bir açıklığa geldik, burası tam anlamıyla av kuşu kaynıyordu."

10

Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak

"Burada bir iş kaynıyor."

11

Gerektiği gibi yapılamamak

"Lafa daldık, ders kaynadı."

12

Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak

"Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu."

13

Coşmak, heyecanlanmak

14

Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak

15

Arada kaybolmak

"Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana."

S
YAZARSistem
EDİTÖR ONAYISistem

Paylaş

QR KODU OKUT