← Geri Dön
21 ANLAM

kalmak

01

Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek

"Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı."

02

Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak

"Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı."

03

► konaklamak

"Hemen karargâha yerleşmezsem ne geri dönebilir ne de otelde kalabilirdim."

04

► yaşamak

"Tam beş sene benimle beraber kaldı."

05

► eğleşmek

06

Hayatını sürdürmek

"O aileden bir bu çocuk kaldı."

07

Varlığını korumak, sürdürmek

"Eniştemizin iptidai kalmış huyları da vardı."

08

Oyalanmak, vakit geçirmek

"Kısa bir süre tezgâhın önünde kaldı."

09

Sınıf geçmemek

"Çocukların içinde kalanlar da var geçenler de."

10

İşlemez, yürümez duruma gelmek

"Araba yarı yolda kaldı."

11

İleriye atılmak; ertelenmek

"Mahkeme ayın on sekizine kaldı."

12

Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak

"Oda duman içinde kaldı."

13

Bir işi belli bir noktada bırakmak

"Bugün iş maddesinde kaldık."

14

Miras olarak geçmek

"Çiftlik ana babasından kalmış."

15

Yapamamak

"Misafir geldi, gezmeden kaldık."

16

Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak

"Refika, valide, iki kerime kaldık mı biz iki bin kuruş tekaüt maaşına."

17

► yetinmek

"Yalnız dayak atmakla kalmadı, onu işinden de çıkardı."

18

► sınırlanmak

"Amasya'da iken karşılaştığımız vaziyet yalnız Şeyh Recep Vakası ile kalmadı."

19

Herhangi bir durumu sürdürmek

20

Olmak, herhangi bir durumda bulunmak

"Fatma'nın yemek çantası olmasaydı dün aç kalmıştık."

21

Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur

"Bakakalmak."

S
YAZARSistem
EDİTÖR ONAYISistem

Paylaş

QR KODU OKUT