Doğada olan, doğada bulunan
"Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor."
Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan; tabii, natürel
Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı
"Doğal liman. Doğal sınır."
Yapmacık olmayan
"Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla."
Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
"Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı."
Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
"Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal."
► saf (II)
Paylaş
QR KODU OKUT