Doğru ve pürüzsüz; muntazam
"Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu."
Düzenli, kusursuz olan; biçimli, rabıtalı, muntazam
Hiçbir eksiği olmayan
"Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."
Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
"Düzgün konuşuyor."
Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
"Düzgün çok yüzlü."
► fondöten
Paylaş
QR KODU OKUT