Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek
"İçeride anahtarın acı bir gıcırtıyla döndüğünü duydum."
Geri gelmek, geri gitmek
"Ertesi gün aynı yoldan Bodrum'a döndük."
Yönünü belli bir tarafa doğru çevirmek
"Babam birdenbire bana döndü."
Bir tarafa sapmak
"Gülümseyerek bir köşeyi döndü."
Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek
"Dikmen yolları, mabede adak için gidenlerin yollarına dönmüştü."
Sınıfta kalmak
"Çocuk çalışmazsa bu yıl döner."
Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak
"Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar."
Belirli bir yerde dolaşmak
Kendini bir yandan bir yana çevirmek
"Yatağında sabaha kadar dönüp durdu."
Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek
Söz konusu etmek, hatırlamak
"Biz yine onun gençliğine, lise öğretmeni olduğu zamana dönelim."
Bırakılan bir konu veya işe başlamak
Hileyle, gizlice yapılmak
"Burada bir şeyler oluyor, bir şeyler dönüyor ama anlayamıyorum."
İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek
"Annesinin İtalyan Yahudisiyken döndüğünü söylemişti."
Paylaş
QR KODU OKUT