Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı
"Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
"Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."
Niceliği çok olan
"Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."
Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem
"Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."
Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş
"Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu."
Gücü, kudreti çok olan
"Hangi şekil altında olursa olsun bu otoriteyi yaşattığımız müddetçe büyük devlet sahibi, büyük millet olabiliriz."
Önemli olan
"Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."
► dışkı
Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse
Paylaş
QR KODU OKUT